Yüklüyor...

Cardiaca - Kalp Damar Tıkanıklığı

Resmi büyütmek için tıklayın

Fiyat: 100.00 TL

12 adet
 

Cardiaca  (Toplam 180 kapsül 1 aylık tedavi)

 

Ürün Açıklaması


İçerik                  : Aslan Kuyruğu, Alıç Otu, Çoban Çökerten(çakırdikeni)
Kullanım şekli  : Yemeklerden 30 dakika önce günde 3 defa ikişer kapsül bol su ile alınmalıdır.


Kalp  ve Damar Hastaklıkları 

Dünyadaki sağlık istatistiklerine bakıldığı zaman  Türkiye de dahil bugün birçok ülkede ölüme neden olan hastalıkların ilk sırasında kalp ve damar hastalıkları yer almaktadır.

Kalp ve damar hastalıklarının başlıcaları;

koroner kalp hastalığı (kalbi besleyen damarların tıkanması)
miyokard enfarktüsü (kalp krizi)
angina (göğüs ağrısı)
hipertansiyon (yüksek kan basıncı)
serebrovasküler olay (inme)
hiperlipidemi (kan yağlarının yükselmesi) 
periferik vasküler hastalık (bacaklardaki  kan damarlarının tıkanması)


Kalp damar  Hastalıklarında Risk Faktörleri

Hiperlipidemi (Yüksek Kan Kolesterolü):

Yüksek kolesterol seviyesi, kalp ve damar hastalıklarına yol açan en önemli nedenlerdendir.Yapılan  araştırmalarda, aynı yaş, kilo, sigara alışkanlığı ve kan basıncı değerlerine sahip kişilerden  kan  kolesterol düzeyi  daha düşük olanların kalp krizi geçirme olasılıklarının  anlamlı derecede daha az olduğu gösterilmiştir.  Kolesterolü azaltmak ateroskleroz ve kalp krizi riskini azaltmaktadır.

Kolesterol nedir? Kolesterol vücudumuzun ihtiyaç duyduğu, yağ benzeri maddelerdir. Bu maddeler hem vücut tarafından üretilir; hem de dışardan besin yoluyla alınır. Kandaki kolesterolün yaklaşık % 85'ini vücut kendi üretir, % 15'ini besinlerden alırız. Vücudumuzda karaciğer tarafından üretilen kolesterol; et, tavuk, süt, yumurta gibi hayvansal ürünlerde bulunur. Aynen insanlarda olduğu gibi hayvanların da her hücre zarında kolesterol vardır. Bu yüzden yediğimiz et veya tavuk tamamen yağsız gözükse dahi, kolesterol etin her yerinde bulunduğundan, yediğimiz etin kolesterolünü de kendi bünyemize geçirmiş oluruz. Ne yazık ki, hayvani gıdalardan aldığımız kolesterolün bir çoğu fazlalıktır, ve kullanılamayan kolesterol vücutta birikir; bu da kalp hastalıkları başta, bir çok hastalığın nedeni olabilir.

Kolesterol yağa benzer bir yapıda olduğundan, yüksek oranda sudan oluşan kanın içinde tek başına dolaşamaz. Karaciğerden hücrelere gidip gelebilmek için taşıyıcılara ihtiyacı vardır. Bu taşıyıcılara lipoprotein diyoruz. Kolesterolü taşıyan iki tip taşıyıcı bulunuyor kanımızda : Kötü huylu kolesterol denilen, düşük yoğunluktaki lipoproteinler (LDL) ve iyi huylu olanı: yüksek yoğunluktaki lipoproteinler (HDL).

LDL'ye kötü huylu denmesinin nedeni, karaciğerden aldığı kolesterolü hücrelere taşırken, bazen damar çeperlerinde düşürerek, kanda erime özelliği olmayan bu maddeciklerin birikmesine, plak oluşturmasına neden olmalarıdır. Oysa HDL, hücrelerdeki fazla kolesterolü alıp, safraya dönüştürülmek üzere karaciğere geri taşıma görevini üstlenmiştir. Ayrıca damarlara yapışmış olan kolesterolü de elektrikli süpürge gibi çekip alarak temizlemek yine HDL'ye düşer. Dolayısıyla HDL'mizin yüksek olması kolesterolün damarlarımıza yaptığı zararı azaltabilir. Ne yazık ki Türkler üzerinde yapılan araştırmalarda, bizim HDL düzeylerimizin genetik olarak düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Hafif bir spor yapmanın, bir kadeh kırmızı şarabın ve zeytinyağının iyi kolesterolü yükselttiği ispatlanmıştır.


Koroner damar tıkanması nedir?

Kalp damarlarının  birinde kan akımının  durmasıdır.Bunun sonucu olarak azalan kandan  dolayı kalp adalesinin bir kısmı harap olabilecektir.Başlıca arterlerden biri tıkanmışsa kalp adalesinin büyük bir kısmı zedelenmiş olacaktır. Sürekli çalışması için büyük ölçüde enerjiye ihtiyacı olan kalp kaslarının bu gücü için tabiatıyla büyük ölçüde kana ihtiyacı bulunmaktadır. Koroner damar duvarlarında lipit plakların kısmi veya tam tıkanıklığa neden olarak kan akışına olanak vermemesi sonucu koroner arter hastalığı oluşur.

Angina nedir?

Kalp damar hastalığının  en sık görünen belirtisidir. Genellikle göğüs üstünde olan baskı tarzında ağrı şeklindedir. Ağrı çoğu zaman fiziksel. duygusal veya zihinsel stresin ardından ortaya çıkar. Nefes darlığı,aşırı yorgunluk, baygınlık hissi, kolda veya çenede ağrı gibi belirtiler görülebilir.Bazen, rahatsızlık ve sancı vücudun başka yerlerinde de hissedilebilecektir; sırtta, kollarda, boyunda, çenede, veya üst karın bölgesi gibi.Angina kalp kasının oksijenlenmesinin ve kanlanmasının yetersiz olduğunun bir göstergesidir.  Eğer koroner damarlarda daralma veya tıkanma olursa kalbe giden oksijen miktarı önemli oranda azalır.Birçok hastada efor kısıtlaması görülür. Örneğin; düz yolda yürüyebilirken yokuş çıkamazlar , paket taşıyamazlar.Angina günlük aktiviteyi kısıtlar. Fonksiyonel kapasiteyi düşürür ve yaşam kalitesini düşürür.


Damar sertliği nedir?

Damar sertliğinin ortaya çıkmasını tek bir bilinen nedene bağlamak mümkün değildir. Genetik yatkınlıktan sıklıkla bahsedilse bile bunun nasıl damar sertliğine neden olabileceği tam olarak bilinmemektedir.Bazı genetik faktörler, damar sertliğine yol açabilecek risk faktörlerinin de etkisi ile damar sertliğinin oluşmaktadır. Genetik yatkınlık üzerine çevreden gelen risk faktörleri damar duvarındaki ve kan içindeki birçok mekanizmayı etkileyerek damar içinde damar sertliğine has plakların oluşmasına ve sonuçta da damar darlığına ve tıkanmaya neden olurlar.


Risk faktörleri nelerdir?

Damar sertliğinin ortaya çıkmasında veya ilerlemesinde etkili olan birçok faktör vardır. Bu faktörlerin bir kısmını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir (kalıtım, cinsiyet ve yaş). Damar sertliğini olumsuz etkileyen faktörler şöyle özetlenebilir:
İleri yaş : 50 yaşın üzerinde olmak 
cinsiyet: erkek olmak
kalıtım : ailede kalp ve damar hastalığı  
sigara içilmesi
yüksek kan kolesterol seviyesi (hiperlipidemi)
yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
diabet (şeker hastalığı)


Aslan kuyruğu (Leonurus Cardiaca)

Otlu ve sık yerlerde, yol kenarlarında ve memleketin her bölgesinde bulunur.
120 cm. kadar yükseklikte çok yıllık bitkidir.Sap (gövde) dört köşeli, ekseriye kırmızı menekşe renginde, içi boş ve tüylerle kaplıdır.Yapraklar karşılıklı, el ayası biçiminde kesik, alttakiler 3-7 bölümlü iri dişli, üsttekiler 3 bölüm ile bütün arası, üst yüzü daha koyu alt yüzü açık yeşil renktedir.Çiçekler açık kırmızı, omur biçimindeki üst yapraklar koltuklarından çıkarırlar.Çanak huni şeklinde, dışa kıvrık sert ve 5 dişlidir.Taç; borumsu, iç kısmı tüy ile kaplı halkacıktır.Meyve; kama biçiminde, 3 duvarlı ve 6 ayrı kapsülden ibarettir.Çiçek açma zamanında (Temmuz-Ağustos aylarında) toplanır.Gölgede veya 40 dereceye kadar ısılı fırınlarda kurutulur.Kuru bitki yeşil renkte, kokusuz, az acı bir tattadır.%13 rutubete müsaade edilir.Balya veya çuvallarda paketlenir.Kuru ve havadar binalarda muhafaza edilir. Sapları; tanen, eterik yağ asitleri, leonurin alkaloiddi, ekşi bir glikızid, saponinler, acı maddeler, sepi maddeler, meyve asitleri, vitamin C vs. ihtiva eder.Meyvelerde alkaloidlerden leonurin ve leonurinin bulunmuştur.Bitki kalp hareketlerini tanzim edici ve kan damarlarını genişletici bir özelliğe sahiptir. Kalp çarpıntısı, koroner, buhranlı yaş devresi (klimakter) bozuklukları vs.de kullanılır.


Çakır Dikeni (Tribulus terrestris)

Çakır dikeni ( çoban çökerten, deve çökerten ) yabankimyonugiller familyasındandır.Yatık gövdeli, bileşik yapraklı, açık sarı renkte küçük çiçekli bir yıllık otsu bir bitkidir. Meyveleri boynuz biçiminde dikenlidir. Kurutulmuş meyvelerinden infüzyon yolu ile faydalanılır. Sabit yağ, rezin ve alkoloit içerir. Kolesterol düşürülmesinde etkilidir. Şeker  hastalığında ve damar tıkanıklarında etkilidir.


Alıç

Alıç (Crataegus oxyacantha);10 metreye kadar yükselebilen, dikenli, beyaz veya pembe çiçekli bir ağaçtır. Meyveleri 6-10 mm çapında, 1-3 tohumlu, esmer-kırmızı veya kırmızı renklidir. Hafif ekşimsi lezzetli meyveleri yenilmektedir. Alıç ağacının yaprak, çiçek ve meyveleri Orta Çağdan beri özellikle kalp  destekleyici ve kalp-damar sistemi fonksiyonlarını normalize etmek için kullanılmaktadır. Her biri, bitkiye çok güçlü antioksidant özellikler veren flavonoid (flavonlar) bileşikleri açısından oldukça zengindir. Alıç, kalp-damar sistemi (cardiovascular system) üzerinde pozitif etkiler gösteren 3 grup ana bileşik içerir. Bu bileşikler; triterpenoid saponinler (triterpenoid saponins), aminler (amines) ve flavonlar (flavonoids) ’ dır. Alıç’ ın antioksidant etkisi, serbest radikal oluşumunu engelleyerek (inhibe ederek) kalbin tümünü olumlu yönde etkilemektedir.Bu bitkinin kalp ve beyne olan kan akışını ve  kalbin kasılma gücünü  artırdığını, kalbi düzensiz atışlara (kalp ritm bozukluğu) karşı koruduğunu ve kan basıncını (tansiyon) dengelediğini göstermişlerdir. Alıç içerisindeki etken maddeler kalp kasları dejenerasyonunda ve koroner damarlardaki daralmalar sonucu gerekli miktarda kanın ve oksijenin kalp kaslarına gönderilememesi durumundaki oksijen yetersizliğine karşı da kalbin korunmasına yardımcı olmaktadır. Bilindiği gibi bu durum, şiddetli göğüs veya kalp ağrısı şeklinde kendini gösteren ve angina’ (anjina pektoris) olarak bilinen bir rahatsızlığa yol açabilmektedir.Alıç, damarları genişleten bioflavononid’ ler açısından da  oldukça zengindir. Bu bileşikler çok güçlü antioksidanlar olup; kalbe oksijen ve kan akışının  artmasına yardımcı olurlar. Bu durum kalbin kan deveranı için harcamak zorunda olduğu gücü azaltır ve kalbi rahatlatır. Ayrıca bioflavonoid maddeler kan damarlarının çeperlerini güçlendirir ve vücudun diğer bölgelerine olan kan akışını da düzenler. Alıç içerisindeki bileşiklerin kolesterolü ve damarlardaki plaket oluşumunu da azalttığı gösterilmiştir.Kalp hareketlerini yatıştırıcı ve düzenleyici olarak, tehlikesizce uzun zaman kullanılabilir. Alıç, çeşitli kalp ve kan dolaşımı hastalıklarında rahatlıkla kullanılabilecek ender bitkilerden en başta gelenidir. Tedavide başarı elde etmek için gerekli olan uzun süreli kullanımlarda hiçbir yan etkisi yoktur. Sonuçları genellikle etkileyici ve inandırıcıdır. Kalp ritim bozuklukları (arrhythmias), sinirsel kalp çarpıntıları, kalp yetmezliği, ağır enfeksiyon hastalıkları sonrasındaki kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası, yüksek kan basıncı, damar sertliği alıç bitkisinin başarıyla kullanılabileceği alanlardır. Bu bitki ayrıca, bedendeki sıvı birikimlerinin ( ödem) atılmasına da yardımcı olur.  Ayrıca; sinir sisteminde yatıştırıcı özelliği de bulunmaktadır.

Lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri boşluğa yazınız.